F I N G R U S
Doç. Dr. Aysel Gündoğdu ile kişisel finans yönetimi, finansal okuryazarlık ve mobil finans asistanı Fingrus üzerine röportaj

Fingrus blogunun bu ayki röportajı için İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi, Bankacılık ve Sigortacılık bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Aysel Gündoğdu‘yu konuk ediyoruz.

Kendisi dergi, makale ve TV programlarında yaptığı paylaşımlarını Finansoloji web sitesi ve Finans Okulu Youtube kanalı ile her seviyeden bireye kişisel finans hakkında bilgiler vererek genişletirken finans alanında yayımlamış olduğu 17 kitabından sonuncusu Herkese Göre Finans kitabı haftalardır en çok satanlar listesinde yer alıyor.

Değerli cevapları için şimdiden teşekkür ediyor ve röportajımıza geçiyoruz.

Bütçe yapmadan finansal özgürlüğe kavuşmak mümkün mü? 

İnsan, sosyal bir varlık. Dolayısıyla sadece parasal açıdan düşünmesi mümkün değil. Duyguları, öğrendikleri, çevresi ve düşünceleri ile bir bütün olan insanın para ile ilgili kararlarında çok sayıda etken mevcut. Bazen düşünmeden alışveriş yaparken bazen de harcamama yönünde alsak da tersine davranışlarla açıklaması zor bir sürece girebiliyoruz.

Bütçe yapmak, bu sapmaların en aza indirilmesini sağlar. Genellikle bireyler aylık bütçeler yaparak gelir ve giderlerini not alırlar. Bütçe yapılmadığı zaman nereye ne harcadığımızı ölçemez, bireysel bütçemizi yönetemeyiz. En yaygın bütçe yapma biçimi bir deftere not alarak takiptir. Lakin teknoloji geliştikçe her an yanımızda olan akıllı telefonlar ile de anlık olarak gelir ve giderlerimizi kaydedebilir, finansal durumumuzu ajandaya bakar gibi kontrol edebiliriz. 

Kişilerin bütçe oluşturma alışkanlığına kavuşamamalarını nasıl yorumluyorsunuz? Belli bir dönem için bütçe hazırlamaya çalışan bireylere neler tavsiye edersiniz? 

Bütçe yapma ve tasarruf ailede başlayan bir süreç. Eğer ailede anne ve/veya baba harcamalarını not alıyor, planlama yapıyorsa çocuk da büyüdüğünde bu davranışları taklit ediyor. 

Bütçe yaparken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. 

  • Bütçeniz gerçekçi olmalı. Çok tasarruf etmek için kısıtlı bütçe oluşturmak uzun vadede bütçe planınızı bozmanıza sebep olabilir. 
  • Önce sabit giderler ödenmeli. Kira, fatura gibi. Sonra tasarrufunuzu ayırın. Kalan tutarı en son değişken giderleriniz için kullanın. Önce harcamalarınızı yapar, sonra tasarruf ederseniz çok zorlanırsınız. 
  • Bütçe iki taraflı bir dengedir. Sadece giderleri kısmayı değil gelirinizi arttırmayı da düşünün.
  • Özellikle sabit gelirlilerde bütçe aylık oluşturulmalı.
  • Özellikle bayramlarda ve özel günlerde bütçemiz dengesini şaşabilir. Bu nedenle bu tür aylar için diğer aylara göre daha esnek bir bütçe oluşturmanız iyi olur. 
  • İşsiz kalma durumuna karşı hazırlıklı olmak gerekir. İnsanlar hangi gelir ve eğitim seviyesinde olursa olsunlar hayatlarının bir döneminde işsiz kalabilirler. Bu bazen işyerinin kararıdır, bazen de çalışanın. İşsizlik durumuna karşı en az 6 ay bütçenizde sıkıntı yaşamadan yaşamınızı sürdürebileceğiniz birikim geleceğe dair finansal korkularınızı azaltabilir. 

Borçlanma yoluna gidilecekse bunun sınırı ne olmalıdır? İnsanların borçlanmadan da hedeflerini elde etmesi mümkün müdür?

Tüketim çılgınlığı, neoliberal (serbestleşme) akımının bizim gibi ülkelere verdiği bir ödev gibi adeta, daha fazla tüket ki daha çok büyüyesin… Modaya uy, dışarıda yemek ye, telefonunu 6 ayda bir değiştir, en iyi arabaya sen bin… Çünkü sen özelsin ve bu dünyaya bir kez geldin… TV’yi açın tüm reklamlar bu fikir üzerine kuruludur…

Türkiye’de 1980’lerden sonra çok şey değişti. Harcamalar, beklentiler de bu değişimden nasibini aldı. Eskiden insanlar önce biriktirir daha sonra satın almak istediği malı, hizmeti alırdı. Ancak günümüzde insanlar satın almak için beklemiyor. 

Artık günümüzde borçlanmadan ev, araba, evlilik gibi önemli konularda ihtiyacı karşılayabilmek neredeyse mümkün değil. Borçlanma eğer ihtiyaçlar için yapılıyorsa bir nebze daha masum, ancak telefon yenilemek, arabanın modelini yükseltmek, tatile gitmek gibi istek odaklı harcamalar için yapılıyorsa uzun vadede bütçeye ve borçlanana zarar verir.

Kişiden kişiye değişmekle birlikte özellikle kredi çekerken toplam kredi borcunun (konut kredisi dahil) bütçenin 1/3’ünü aşmamasına dikkat edilmeli. Bütçede bir de kira gibi büyük bir gider kalemi varsa uzun vadede planların daha dikkatli yapılmasında fayda var. 

Finansal okuryazarlığı yaygınlaştırmak adına sunduğunuz katkılar her geçen gün daha fazla kişiye ulaşıyor. Bu hikaye nasıl başladı? Bundan sonrası için aklınızda neler var? 

Ben finans alanında çalışan bir akademisyenim. Yıllarca finansın teorik tarafını çalıştıktan sonra bu teorilerin sokaktaki vatandaşa faydasının olmadığını düşünerek yaptığım işin topluma da faydasının olması gerektiğini fark ettim.  Finansal okuryazarlık konusunda yetersiziz. Aslında OECD rakamlarına göre finansal bilgi konusunda dünya ortalamasının üzerindeyiz ancak finansal davranış ve finansal tutum konusunda puanımız oldukça düşük.

Bunun da sebebi tüketim odaklı bir toplum olmamızdan ileri geliyor. Tasarrufa dikkat çekmek ve finansal yatırımlarda bilgiyi arttırmak en acil yapılması gerekenlerden. Bu nedenle akademik kitaplarımın yanında sade vatandaşın da anlayabileceği basit dille yazılmış kitaplar yayımlamaya başladım. Diğer yandan sosyal medya üzerinden videolar çekip, çeşitli ekonomistler ile sohbetler gerçekleştirip bireyleri bilgilendirmeye çalışıyorum. 

Uzun vadede istikrarlı olarak bu çalışmalarıma devam etme niyetindeyim. Ayrıca finansal okuryazarlık ile ilgili güven duyulan, eğitimlerin verildiği, dijital yayınlar üreten bir merkez açma düşüncem de var. 

Fingrus girişimi ve mobil uygulamasını incelediğinizde kişisel finans yönetimine sunduğu farklılıklar adına neler görüyorsunuz?

Finansal okuryazarlığa katkıda bulunan ve finansal teknoloji alanında meydana gelen her gelişme beni heyecanlandırıyor. Fingrus uygulaması da bunlardan biri. Uygulamayı telefonuma indirip incelediğimde şablon planların kullanıcıya fikirler sunması ve bütçe yaparken işini kolaylaştırması dikkatimi çekti.

Kullanıcılar arttığında geri bildirimlerle faydasının artacağını düşünüyorum. 

Leave a Comment